22 Aralık 2013 Pazar

Hayallerimin köşesinde 4. bölüm





 Hayata yeni gözlerini açan bir bebek gibi..Herşey benim için çok yeni..Herşeyi yaşamak ve hissetmek istiyorum.İnsanları merak ediyorum..Korkularını merak ediyorum..Hüzünlerini merak ediyorum..

''ne tür kitap seversin Min jee?''

Mmm. Korku,gerilim ama sonu mutlu biten şeyler. Ya sen?

''Fark etmiyor. Kitabın her türlüsünü severim ben. Kitap okumak herşeydir!''

Eveeett! aynen öyle.

''peki en çok neyden korkarsın Min jee?''

Duraksadım..Ne diyeceğim hakkında hiç bir fikrim yoktu..Bu sorudanbile ürkmüştüm..Tüğlerimin diken diken olduğunu hissediyordum..Sahi..En çok neyden korkarım ben? Ailemin olduğu zamanlara dönüp o zamanları tekrar yaşayıp o günün geldiğini görmekten mi? yoksa ödeyemediğim kiralar yüzünden evden atılıp tekrar babaannemlerin evinin dibini boylamaktan mı? sanırım en çok korktuğum şey bu tür sorulara karşın cevapsız kalmak..Basit sorular..İnsanların gözünde bu sorular basit.


Şu sıralar baya iyi eğleniyorum. Mika,Shin ve ben grup olduk adeta. Mika ile tanışalı 1 hafta  oldu.  İnanılmaz neşeli ve her zaman gülümsüyor. Tam bir pozitif enerji kaynağı! ama bazen ona sahip çıkma isteği uyandırıyor bende. Dans partilerine katıldığımızda fazla kaptırıyor kendini. Ona göz kulak olma çabalarında buluyorum kendimi. 1 hafta bir insan ile yakın olmanız için kısa bir süre olsa gerek ancak biz Mika ile senelerdir tanışan dostlar gibiyiz. Shin'in bu durumdan pek hoşnut olmadığını sezebiliyorum. Mika ile takılacağımı duyunca patlayıveriyor hemen. Kötü kız olarak görüyor onu. Shin ne kadar burada ki ilk arkadaşım olsa da ben Mika'yı tüm içtenliğimle seviyorum! çılgın bir kız olması onu sevmemem gerektiği anlamına gelmiyor.

Bu gece Kampüsümüz'de parti var! ilk partimiz bu. İnternational bir üniversite olduğundan her ırktan,cinsten insan görmek mümkün..Melezi,Uzakdoğulusu,Arabı,Amerikalısı...Her daldan insan var burda..Hoşuma gidiyor bu durum Mika ve Shin'inde yüzlerine bakılırsa onlarda memnun gözüküyorlar..Herkes çok şık bugün. Mika siyah dar bir elbise giymiş ve ağır kırmızı bir ruj sürmüş. Tamda ondan beklendiği gibi..
Shin ise bordo renkte bir papyon takmış ve beyaz gömleğin üstüne siyah spor bir ceket giymiş..Onların arasında kendimi dışlanmış hissettim. basit giyinimimle dikkat çektiğim kesin..

''ah Min jee böyle özel bir günde daha özenli giyinmelisin! unuttunmu ilk partimiz bu bizim! :(''

Her gün partilerde gezen Mikacığım ne dedi? Bu benim ilk partim sen hergün partilerdesin nasılsa!;)

''Yaa hayır olmaz böyle beni takip et!''


Spor elbisemin kenarları yırtıldıktan sonra..hafif penbe bir ruj ve rimel..Tam Mika'nın tarzında oldum şimdi. Böyle istiyorsa bugün böyle olurum..Madem güzel oldum Güzellikten zarar çıkmaz ya?


İstediklerimi başarıyorum..Mutlu oluyorum..Arkadaş ediniyorum..Eğleniyorum! peki bundan sonra neler yaşayacağım?



17 Aralık 2013 Salı

Hayallerimin Köşesinde 3. BÖLÜM



Bir neden bulmak istiyor insan yaşadığı kötü şeyleri neden yaşadığına dair, sorular soruyor kendisine, öyle olmasaydı başka türlü olur muydu diye, sevdiklerimizden başka bir suçlu olsun istiyoruz herhalde, bir telefon, bir sevgili, bir söz, bizden başka bir şey, bizim ve irademiz dışında bir irade…

Eskiden üniversiteyi boş kafalarla dolu bir yer sanardım..Kesinlikle yanlış düşünmüşüm..
Burada tanıyabileceğim bir düzine insan var. Bir dolu düşünce ve baş ağrılarıyla geçen 5 senemin acısını çıkarma hissine kapılıveriyorum. Artık bende bir üniversiteliyim. Anneciğimin göremediği güzel üniversite yıllarımı yanlız geçiriyorum..Onun bana kıyafet beğenmediği, evde boş vakitlerinde en sevdiğim kekleri yapamadığı..benim üniversite yıllarım..

''ah,seni sakar kız!  Nasıl bukadar ufak tefek ve dalgın olabiliyorsunuz küçük hanım???''

Daha kaç defa özür dilemem gerekiyor? ayrıca bana küçük hanım demenizde hiç hoş değil!
size olan Latte borcumu en kısa zamanda ödeyeceğim..Yanık içinde kusura bakmayın!

''Min jee, neden bu kadar resmisin? seni böyle insanlardan uzak tutan şey ne??''

Adımı da nerden biliyorsunuz? bu beni ilgilendirir..

''o kadar dalgınsın ki aynı derslikte olduğumuzu bile fark etmemişsin..Madem ilk defa konuştun sormak istediğim birşey var.  İsminin anlamı ne? bir ingiliz ismi olmadığı gayet açık çünkü..Benimkine benziyor''

Annem Güney Kore'de doğmuş..Ama ben burada doğdum..İsmim parlaklık ve bilgelik anlamını taşıyor sanırım. her ne zırvalıksa...

''ahh,ne aksi kız ama..''


İlk arkadaşlık deneyimimde biraz başarısız oldum sanırım.Ama ilk defa buralarda gözleri benimkile benzeyen birini gördüm buda birşey..  ''insanlara herzaman resmi davran'' derdi annem. Sonuçta ne kadar yakınlık o kadar sorunların ve üzüntülerin daha çabuk gelişmesi ve büyümesidir..Bu yüzden resmiyeti korumak her zaman iyidir.

Mutluluk dediğimiz,bir aldanıştır..Yine de sürekli olmasını dileriz bu aldanışın..
Ne kadar arkadaşlık bakımından kötü bir başlangıcımızda olsa bir arkadaş edinmenin sevinci içersindeyim ona Latte bile ısmarladım..Söz vermiştim nasılsa. Ama adını bile sormadım! ah,cidden bu kadar düşüncesiz olmamalıyım! hemen bulup adını sormalıyım. Nerede bu haylaz herif!? ah kahretsin..Derse geç kalacağım!

''heeeyyy Min jee?''

ah sen! adın ne? üzgünüm, sormayı unutmam hataydı..

''Shin..İnanç ve güven demek''

Shin! seni aptal senin yüzünden derse geç kalıyorum..


Nasıl oluyorsa  uzun bir zaman daha tanıyacakmışım gibi geliyor bu insanı..Görelim bakalım Shin..
İsmin kadar güvenlimisin..




16 Aralık 2013 Pazartesi

Hayallerin köşesinde 2. BÖLÜM


Sen benim gölge hırsızımsın; nerede olursan ol, seni bulacağım.Marc LEVY


Ben henüz 15 yaşında iken beni terk edip, kendi mutluluğuna kavuşan anneciğimin ardından 20 yaşında hala annemin bambisi olarak yaşamıma bazen zorluklarla bazen ise şanslarımla devam ettim..

Annem ve babam beni terk edip, buralardan gittikten sonra evimizi didik didik eden ukala ve bana acırcasına bakan aptal polis bozuntuları beni hayatımda 4 kez gördüğüm babaannemin yanına gönderdiler. Hayatın zorluklarının büyüyünce yapacağım ev işleri sanarken,
Bir babaanne ve dedenin zulümüne maruz kalmış bir kız olarak büyüdüm 20 yaşıma kadar.
ama ne diyebilirdim ki ? nasıl karşı çıkabilirdim onların bana olan tavırlarına? sonuçta benim sevgili anneciğim onların oğlunu öldürmüştü..Sözde benim de babamı..
Hiç bir şekilde kızamam anneme. Mutlaka bir sebebi vardır çünkü. Bunca zamandır benden neler saklayıp yaşamıştı? neleri düşünerek gecelerini gündüz etmişti? ne kadar merak etsemde eğer anlayabileceğim bir şey olsaydı mutlaka söylerdi annem bana. Ne kadar birbirimize çok bağlı olmasakta üşüyen ellerimi ısıtan,beni bakışlarıyla seven,her haksızlığa karşın benim yerime mücadeleler veren benim annemdi...

Şimdi ise beni terk edecek kimsem yok. Koca bir hayat var önümde yaşayacığım..aşklar,mutluluklar,üzüntüler,zorluklar...Beni en son terk edecek olan yine benim, öyleyse en çok vakti kendime ayırmalıyım... Uzun süreden sonra alt düzeyde olsa bir üniversiteyi bile kazandım. Artık babaannemlerle birlikte bile kalmayacağım..Kötüde olsa bir ev bulacağım. kendi ayaklarım üzerinde duracağım. Geçmişimi unutacağım...

Anıların sana kim olduğunu söyler.
Ya her akşam uyuduğunda anıların kaybolmuyorsa?
geçmişimi unutmamış olmamın bana olan tek faydası,babama olan nefretimi hatırlamam,ve bunun beni güçlendirmesi. Nefret bazen işe yarar. İnsanı ayakta tutar, ayaklarının üzerinde durmasını sağlar, hayata karşı dayanıklı hale getirir..Ağlıyorum..Sadece ağlamak beni rahatlatabilir çünkü..Kendim için değil,dünyanın herhangi bir yerinde, şuanda geçmişimdeki olaylar gibi o acıları çekiyor olabilen çocuklar için ağlıyorum..Ne kadar o zamanlar her şey basit gelsede bana, 15 yaşında bir çoçuk iken bunları anlamak,ve ne kadar üzücü olduğunu anlamak o kadar kolay bir şey değildi.. Anneciğim,seni özledim..Bana bambim demeni özledim..Beni bulacağını biliyorum. Ne olursa olsun beni bulacaksın. Hayallerimde,rüyalarımda kavuşacağız birbirimize..Yine kucaklayacaksın beni..Bambim diyeceksin bana..Anlatacaksın bana her şeyi..Tek başına katlandığın acılarına bu sefer beraber katlanacağız..Biliyorum anne,beni bulacaksın..

15 Aralık 2013 Pazar

Hayallerimin Köşesinde 1. BÖLÜM


1. Bölüm



Tüm çabalarına rağmen, talihsizlikler sonucu kadere yenik düşen Annem'in hayalleri, sevgileri ve eski aşkıyla yaşama veda etmeden önce söylediği, bir kadının kaderine düşen payı olarak adlandırdığım hayatının belkide en acımasız kısmı idi..




Son dersimiz geometri idi ve her zaman egoist olarak gördüğüm öğretmenimizin o gün işi çıkmış ve okula gelmemişti. Rahatlamışca eve giderken içimi karamsarlaştıran bir şeyler olduğunu hissediyordum..Eve vardığımda bir saniye duraksadım, tüm ışıklar neden kapalıydı?

annem, ev hanımı olduğundan sık sık dışarı çıkmazdı. Babam ise ancak 6.30 gibi anca geliyordu evine. Ve saat daha henüz 4'dü. Kısa bir duraksamanın ardından kitaplarla dolu çantamdan zor bela anahtarımı bularak büyük bir hızla kapıyı açtım.Işıkları açar açmaz babamın paltosu ve yanından hiç ayırmadığı minik iş çantası dağınık bir biçimde baş ucumda belirdi. Evin içinde babamı ararken annemi buldum. Ellerinde kurumuş kan ve kana bulanmış koca bir bıçak ile makyaj yapmadığı sandalyesinde otururken dikkatimi çeken tek şey annemin ilk kez beyaz giymiş olmasıydı. Anlamadığım bir biçimde anneme anlamsızca bakıyordum. Ve o bunu yaklaşık 2 dakika sonra fark etti, ve şok olmuşcasına yüzüme baka kaldı. İşte o zaman sesi titredi annemin. Çaresizce,umutsuzca ve pişman bir şekilde baktı bana..

''Min jee''? benim şanssız,güzel kızım..Bambim..Affet beni yapacak bir şeyim yoktu..Beni hep anneciğin olarak gör..Seni seviyorum, Seveceğim..Bambim..''

Bir düzine kitap..Annemden bana kalan tek şey bunlardı sanırım. Kendini büyük bir hevesle babamın kanıyla bulanmış bıçak ile öldürmüştü annem kim bilir kızının bu sahneleri görmesi ne kadar utandırmıştı onu..Ne geçmişti o an aklında? bir an önce bu işi bitirmek mi? benim geleceğimi mi? yoksa hiç bir anlamı olmayan ve yitip giden hayatının son dakikalarını mı...? 

5 sene geçti aradan..Annemin son sözlerini her hayal kırıklığımda,sinirlendiğimde,umutsuzluğa uğradığımda düşünürüm..Yüzündeki çaresizliği düşünürüm..O anki yanlızlığını düşünürüm..Kalbini düşünürüm..

''Min jee''? benim şanssız,güzel kızım..Bambim..Affet beni yapacak bir şeyim yoktu..Beni hep anneciğin olarak gör..Seni seviyorum, Seveceğim..Bambim..''

14 Aralık 2013 Cumartesi

Hayallerimin Köşesinde GİRİŞ



GİRİŞ

Dilekler, içtenlikle istenince gerçekleşen hayallerdir... 
DEBBIE MACOMBER

Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?
Bende ozamanki hayatımın yanlızlığını boşluklarımı dolduracak sıcak suratlarla doldurmaya çabalıyordum. Doğduğum andan beri çok fazla aileme düşkün bir insan olmadım. Bize engel olan babamın tektüze işlerimi? annemin hiç bitmek bilmeyen ev işleri mi? yoksa benim yoğun okul hayatım ve yarı zamanlı işlerimiydi anlamış değilim. Annem, babamı sevmezdi pek hissederdim bunu. Bakışları, öfke ve kin doluydu annemin. Yüzünün güldüğü pek görülmezdi de zaten. Çoğu kadın gibi makyaj yapmaz, delicesine süslenmezdi. Sanki bir günü bekliyor gibiydi annem. O gün gelecek ve huzuruna kavuşacak gibi... Sadece bekliyordu annem, bir çocuğun parka gideceğini duyduğunda o zamanı beklemesi gibi.. Annem sadece bekliyordu ve git gide sona yaklaştığınıda biliyordu..


HAYALLERİMİN KÖŞESİNDE

Hayellerimin Köşesinde

Tür: romantik,gençlik,dram,gizem
Bölüm: 15
Başlangıç Tarihi : 14.12.2013